IT TOOK ME 35 YEARS TO BE THIS GOOD.


Çocukken 35 yaşın çok büyük ve çok uzak bir yaş olduğunu düşünür, o kadar uzun yaşayıp yaşamayacağımı merak ederdim. 

20lerimin başında, kendime koyduğum en net hedef, 35 yaşıma kadar 2. kitabımı yazmış olmaktı. 

Evet, 35'e kadar yaşadım. Hayır 2. kitabımı yazmadım. 1.yi de öyle. 

Ama bu yıl iyileştim. Kendimi daha iyi tanıdım. Daha çok sevdim. Kendimi böyle kabullendim. Empati yapmayı öğrenmeye başladım, başkalarını da oldukları gibi kabullendim. 

Mükemmeli aramayı bıraktım. Mükemmel olma çabamı da. Bu yıl sık sık bir şeyi bitirmiş olmayı, onun mükemmel olmasına tercih ettim.

Her şeyi kontrol edemeyeceğimi fark ettim. Bir şeyler ben ne yaparsam yapayım değişmeyecekti, ya da olması gerektiği gibi olacaktı, bu yıl ilk kez bunu gördüm. Bununla barışmaya başladım. 

Yeni insanlar tanıdım. Çevremdeki insanlara daha toleranslı yaklaştım. Eskiden toleranslı yaklaşmadığım insanlara haksızlık ettiğimi ilk kez bu yıl fark ettim ve adım attım. 

35 yaşıma baktığımda, çoğunlukla sağlıklı, çoğunlukla mutlu, çoğunlukla huzurluydum. 

Büyük hiçbir değişiklik olmadı hayatımda son bir yılda. Hiç yurt dışı çıkış harç pulu almadım mesela. Ev değiştirmedim, iş değiştirmedim. Sabit kaldım. Sabit kalmaya alışmaya başladım. 

Bu yıl da çocuğum olmadı, onu geçtim evdeki kedi nüfusu bile artmadı. Bisikletimi değiştirdim gerçi. Ama bu yıl da araba almadım. Mülkiyete zaten karşıydım. 

Son 1 yıla baktığımda, canımın istediğini yapıp, istemediğini yapmama özgürlüğüne en çok bu yıl kavuşmuş gibi hissettim. Kendimi en çok bu yıl sevmişim gibi. 

35 benim için önemli bir yaştı. İlk kez çok anlam yüklediğim bir yaşı geride bıraktım. 

Şimdi bir mandalina bahçesinde, tepemde yıldızlar, buz gibi bir bira eşliğinde, 35imin son saatinde bu yazıyı yazarken, bir anlamı yokmuş onu fark ettim. 

Bir anlamı olmaması çok güzelmiş. 


Hiç yorum yok