İNSANA VE MAKİNEYE DAİR BİR MACERA: KÜBRA



Artık iyiden iyiye alıştığımız karantina sürecinde, hala eski normale göre daha az kitap okuyorum, ama daha çok okumak için çaba gösteriyorum diyebilirim. 

Aslında Kübra da, karantinanın hemen öncesinde okuduğumuz bir kitaptı. Blogda yeni çıkanlar diye bir bölüm açıp, adından da anlaşıldığı gibi, yeni çıkan kitapları yazmak istiyorduk ablamla, ama hem oluşturduğumuz listelere sadık kalamadık hem de bu süreçte hepimizin hayatında çok şey değişti. Biz de, kitapları gruplamak yerine, okuduğumuz ve yeni çıkan kitapları tek tek yazalım istedik ve Kübra da tek başına ele alınmayı en çok hak edenlerdendi. 

Afşin Kum'u Fabisad GİO ödüllerinde en iyi roman ödülü alan ilk romanı Sıcak Kafa ile tanımış ve blogda da kendisine daha önce yer vermiştik. Yazarın 2. romanı da çıkınca, hemen koşa koşa edindik kendisini (pek koşmadık gerçi, kitap ayağımıza geldi) ve hemencecik okuduk. 

Şimdi de hazırsanız, bu güzel kitaba dair yorumlarımızla karşınızdayız :) 

Kübra - Afşin Kum (4/5) 

Hepimiz bir açıdan özel ve farklı olduğumuzu düşünürüz. Tabi, herkes gibi sıradan biri olduğumuzu bir gün fark edene kadar. İşte birisi size tam da özel biri olduğunuza inanırken siz, mesaj atsa; sen farklısın dese. Size güç verse, kimsenin bilemeyeceği ipuçlarını telefonunuza taşısa. Bu mesajların peşinden gider miydiniz? Kitabın ana karakteri Gökhan gidiyor; arkasında ilahi bir güç olduğunu düşünerek, karanlıktaki gerçekleri aydınlığa çıkarmaya, iyilerin hakkını korumaya çalışarak... Üstelik bir topluluk oluşturuyor çevresinde ve bu kitleyi de peşinden sürüklüyor.

Peki, bu güç ne? Bilgi karşısındaki zayıflığımız mı? Yazılmış bir senaryonun varlığına inanma ihtiyacımız mı? Sosyal medyanın üzerimizde yarattığı dönüşümün etkisi mi? Tüm bu sorular Kübra’yı okurken hep kafanızın bir yerlerinde olacak ve belki Adem, belki Deniz, belki Gökhan, belki Berk olarak bitireceksiniz kitabı, yüzünüze yayılan sıcak bir gülümseme ile… (Gülcan)

Kübra - Afşin Kum (5/5)

Afşin Kum'un ilk romanı Sıcak Kafa'yı da çok sevmiştim, ama kurgusunda zayıf bulduğum kısımlar vardı. Yazarın bir suredir sabırsızlıkla beklediğim ikinci romanını, çıkar çıkmaz aldım ve heyecanla okudum. 

Hem konu, hem kurgu hem de hikaye bütünlüğü açısından çok başarılı bir roman. Keyifle, heyecanla okudum. Başını, ortasını, sonunu, her bir yanını çok sevdim. Bazı detaylar beni çok keyiflendirdi. Pek çok konuyu sorgulamamı sağladı. 

Umarım Afşin Kum, bir sonraki romanında da, bu kadar başarılı olur ve hep böyle keyifle okumaya devam ederim. (Sevgican)

Herkese bol okumalı ve bir de sağlıklı günler dileriz! 



Hiç yorum yok