Yılın Son Kitabı: Nermin Yıldırım'dan Misafir


Bu yıl 68 kitap okudum. Hayır bununla övünmüyorum, ama evet, yılın sonuna geldiğimde, Goodreads'i açıp da bu sayıya defalarca baktım ve defalarca sevindim. 68 kitap, 16.976 sayfa etmiş ve bir sürü harika kitap okumuş, yeni yazar keşfetmişim. 2018 için, kendime koyduğum hedefler arasında daha çok okumak ve bloga düzenli yazmaktı. Yılın son gününe geldiğimde, bu ikisini gerçekleştirmiş olmak beni mutlu ediyor. 

Bir yandan da, 2018 yılında gerçekleştirdiğim hedefler arasında yer alan daha çok okumak eylemini gerçekleştirebilmiş olmamda epey katkısı olan insanlar var. Ben, 2018'in son yazısında, öncelikle onlara teşekkür etmek istedim. 

Bunlardan ilki ablam. Okuma alışkanlığımı bana kazandırması, ben daha ilkokuldayken beni neredeyse her gün kütüphaneye götürmesi, bana hep kitap alması bir yana, bu sene, pek çok kitabı ablamla birlikte okuduk ve kendi içimizde, çok da çaba göstermeden bir kitap kulübümüz oldu. 

Bir diğeri, daha önce de blogda bizimle birlikte kitap yorumlayan, birlikte okumaktan, gezmekten ve içtiğim her şaraptan çok keyif aldığım Reyhan. Bu sene, onunla birlikte hem yolculuk yaptık, hem yılın birkaç haftasında Hakan Bıçakcı'nın yazarlık atölyesine katıldık, hem de birlikte yine epey şarap içtik. Okuduğumuz kitaplar da haliyle kesişti. 

Bu yıl, en keyifli keşfime gelecek olursak da, o da Nermin Yıldırım oldu. Yıl içerisinde, yazarın toplam 5 kitabını okudum. Her birinden çok keyif aldım. Açık olmam gerekirse, biraz da gıcık oldum yazara. Kendime yakın gördüm çünkü. Benim yapamadığımı o bu kadar güzel yaptı diye, sanırım bir miktar kıskandım. 

Yılın sonuna doğru, Nermin Yıldırım'ın son kitabı yayımlandı. Bu yıl en sevdiğim yayınevlerinden biri olan Hep Kitap'tan. Biz de, Gülcan ve Reyhan'la birlikte, kitabı aldık, okuduk ve yorumladık. Ve işte yorumlarımız: 

Misafir - Nermin Yıldırım (5/5)

Nermin Yıldırım, okuduğum tüm kitaplarında beni konunun içerisine rahatlıkla çekebiliyor ve her kitabını bir solukta okuyorum. Benim en beğendiğim kitabı da Misafir oldu. Diğer kitaplarındaki gibi karakterleri genel olarak duygusal açıdan incinmiş ve yaralılar; okuyucu olarak ben roman kahramanlarından ne kadar farklı olursam olayım, hepsinin içselleştirerek, derin bir empatiyle bağlanıyorum. Burada da birisi hasta (kitapta her ne kadar onlar misafir olarak adlandırılsa da), diğeri de aynı hastanede hemşire, iki kadının kesişen hayatları ile geçmişlerindeki soru işaretlerini bulma ve kendilerini keşfetmeye doğru bir yolculuğu anlatmış. Birisinin hafızasındaki boşluk, diğerinin ise, geçmişinden cevaplanması gerek soruları var. Bir yandan da iki karakterin yalnızlığını ve bir tür hapsedilmişlik duygusunu da çok yoğun hissettirmiş.

Bu kitapta da diğer kitaplarındaki gibi, konunun geçtiği zamana ait toplumsal olayları serpiştirmiş. Hatta bu olaya o kadar değişik bir açıdan yaklaşmış ki acaba böyle bir şey gerçek olabilir mi diye sordum kendime ve çok mümkün geldi.

Her zamanki gibi akıcı dili, konuyu dağıtmadan ele alış biçimi ve merak uyandıran sonu ile kitabı çok beğendim ben.  (Reyhan)

Misafir - Nermin Yıldırım (5/5)

Dışarıdaki büyük evde misin, yoksa dışarı çıkamadığın küçük evde mi; yaşamak mı, ölmek mi; giden mi olmak, hep beklemek mi; korkmak mı, adım atmak mı; yandaşlık mı, muhalif olmak mı; kitabın bir yerinde seçiyorsunuz. Neredesiniz, hangisisiniz? Kitabın iki karakteri de bu ikilemler arasında, geçmişe dönüşlerle, seçimler yapıyor.

Rikkat, 60 yaşında, hayatı hep yarım ve hayal kırıklıkları ile yaşamış, yorgun bir kadın karakter. Esin ise genç, şaşkın ve gelecek ile ilgili gayet endişeli. Bu iki kadının yolları 'ev' dedikleri, akıl hastanesinde kesişiyor. Yorgunlukla şaşkınlığın, hayal kırıklığıyla endişenin de burada kesiştiği gibi...

Kurgusuyla kendisini ilk sayfadan sonuna kadar merakla okutan, siyasete ustaca ince dokundurmalar yapan, çevremizde olan bitenleri ve iç dünyamızda yaşadıklarımızı sorgulatan, altı çizilesi bir sürü kelime öbekleri içeren, okunası bir kitap! 

Kitap bitiyor ve güneşe uzun uzun bakıyorsunuz; aydınlığın, uzun bakıldığında içindeki karanlığı saklayamadığının farkındasınız çünkü. Yağmur yağarken ise başınızı geriye atıyorsunuz, dünya artık gözlerinize yağıyor. Ve yağmurun altında, kahkahalar atarak deliler gibi koşmaya başlıyorsunuz! Koşuyorsunuz. (Gülcan)

Misafir - Nermin Yıldırım (4/5)

Bu, Nermin Yıldırım'ın okuduğum 5. kitabı. Sonuna yaklaştığımız bu yılın en çok okuduğum yazarlarından biri oldu Nermin Yıldırım. Üslubunu, üslupsuzluğunu pek sevdim. Şimdi, yazara daha büyük bir resimde bakabiliyorum bu kitabı da okuduktan sonra. Aslında, kitaplarında genelde belli temeller aynı. Bir ya da iki kadın karakter var. Bu kitapta 2. Üstelik bu kitapta, karakterler arasında yaş farkı da var ve Rikkat ile Esin'in ağzından olayları okurken, yazarın, hem yaşlı bir kadının hem de gencecik bir kızın dilini çok güzel şekillendirdiğini gördüm. Bir de, karakterlerin hep anneleriyle sorunları var. Bu kitapta da durum değişmiyor.

Misafir, Nermin Yıldırım'ın ustalık eseri bana göre. Bahsettiğim gibi, dili ustaca kullanmış. Ama onun dışında, olay örgüsü, kitabı okurken uyandırdığı merak, betimlemeleri, aradaki esprileri, inceden yaptığı sistem eleştirisi de çok güzel ve ayarlı.

Kitaba 5 değil, 4 yıldız verdim. Çünkü Nermin Yıldırım'ın karanlık havasının biraz kendini tekrar ettiğini hissettim. Biraz da Esin'in hikayesini daha detaylı dinlemek istedim. Üstün körü geldi bana.

Onun dışında, kitap dışında pek çok şeyi sorguladım. Akıl sağlığımı, çevremdeki insanların akıl sağlığını. Hayatı. Hayatı kaçırma korkusunu. Bir de, Nermin Nermin Yıldırım, daha uzun yıllar böyle yazsın, üretsin istedim. Biraz daha okuyalım onu, kararsa da içimiz. (Sevgican)

2019, umarım, daha çok okuduğumuz bir yıl olur. Herkese sevdikleriyle birlikte, mutlu ve huzurlu bir yıl dilerim!



Hiç yorum yok