Felsefi Bir Polisiye: Antika Titanik


Sevdiğim bir yazarın yeni kitabı çıktığı zaman yaşadığım heyecanı, başka pek az konuda yaşıyorum. Murat Menteş, bu yazarlardan biri. Kitabının çıkacağını duyduğum andan itibaren, içimi bir heyecan ve mutluluk kaplıyor. Antika Titanik'te de durum benim için değişmedi. Üstelik normalde yaşadığım kitabı alma ve bir an önce okuma heyecanımın yanına, bu sefer, bir de okuduktan sonra bloga yazma heyecanı eklendi. 

Sonra aklıma, yazıyı tek başıma yazmamak geldi ve artık blogun kadrolusu ablam ve birlikte seyahat etmekten, aynı kitapları okuyup da üzerine konuşmaktan çok keyif aldığım Reyhan'a, kitabı onlarla birlikte okuyup yazmayı teklif ettim. 

Ve şimdi, Murat Menteş'in son romanı Antika Titanik'e dair yorumlarımız ile karşınızdayız!


Antika Titanik – Murat Menteş (4/5)

Okuduğum Murat Menteş kitaplarında, kitabın başlangıcında yer alan bol aksiyon, ikinci bölümden itibaren kopsa da kitabın sonunda olay dizgisi içerisinde yerine oturuyor. Bu durum Antika Titanik için de geçerli, Antika Titanik’de ayrıca en sevdiğim bölümler, yazarın kelimelerle ve karakter isimleriyle oynayışı, Dr. Akula, Apo Calypso gibi.

Diğer kitaplarından farklı olarak bu kitapta daha çok karaktere yer vermiş ve zaman zaman kim kimdi karmaşasını yaşadım. Karakterlerin kendi geçmişleri ve olaya dahil edilişleri, konuyu başlangıçta dağıtsa da, çok hızlı bir şekilde gene romanın ana konusuna geri dönüyorlar. Beğendiğim diğer kısımlar ise duygu durumlarına ilişkin betimlemeleri oldu (“Hani astronotsunuzdur, uzay aracından inip, Merih’e adım atarsınız ve o anda dişiniz feci şekilde ağrımaya başlar ya…); o kadar çılgın ve olanaksızlar ki hepsini sempati ve gülümseme ile okudum.

Konuya kendimi kaptırmışken, arada bir okuyucu olarak benimle konuşması da ayrıca hoşuma gitti. Bu anlarda “evet ben bir kitap okuyorum ve bunlar kurmaca” gerçekliğine geri döndüm.

Sonunu iştahla merak ederek okumasam da tarzını çok sıra dışı bulduğum yazarın bu son kitabı, karakter bolluğu, diğer kitaplarındaki gibi, sonunu kurgu mantığında güzel toparlayıp bağlaması ile gönlümde güzel bir yer edindi. (Reyhan)

Antika Titanik – Murat Menteş (4/5)

2019’da -batışından 107 yıl sonra- yeni bir Titanik seferi ile başlıyor roman. Gemi dışında Türkiye’de, Mısır’da ve İngiltere’de de yaşananlar var. Biri kadın, biri erkek olmak üzere, iki farklı karakter, geriye dönüşlerle anlatıyor romanı. 

Kalemi kuvvetli Şifa’ya aşık Refik Risk, sesiyle dinleyenleri büyüleyen Şifa Şavk, yeni Titanik’i inşa ettiren mafya babası Igor Jaguar, hamile kızı Jojo, nişanlısı Marco Montes, Dr. Akula, Apo Calypso, Owen Wow ve daha fazlasıyla, kitapta kahraman sayısı epey çok.  

Alışmak zor elbette ama kitabın şairane dili, trajikomikliği ve kitaptaki istatistiki bilgiler, okura hem zorlu, hem de eğlenceli bir okuma deneyimi yaşatıyor. Kitaptan en keyif aldığım an, 155. sayfada Alper Canıgüz’ün Kan ve Gül’ündeki Aziz ile karşılaşma anıydı. 

Düşünmeye sevk eden, yer yer güldüren, felsefi bir polisiye sizi bekliyor! (Gülcan)

Antika Titanik - Murat Menteş (4/5) 

Kitabın, alıştığımız Murat Menteş tarzına ve kitaplarına göre bir tık ağır bir dili var. Bugüne kadar Murat Menteş kitaplarını hep elime aldığım gün bitirmiştim. Bunu birkaç günde bitirebildim. Ama bu, olumsuz bir özellik değil. Aksine, Murat Menteş'in bu değişen ve gelişen tarzı bana daha olgun ve daha felsefi geldi. Antika Titanik için, olgunlaşmış bir kitap diyebilirim. 

Kitapta yine çok fazla karakter var, ben takip etmekte birazcık zorlanıyorum bu durumda. Hikayenin içine girene kadar, bu kimdi ya, ay bu şu muydu diye düşünüp geri dönüyorum. Ama karakterlere bir kere alışıp onları sevince, bu sorun ortadan kalkıyor. 

Kitap yine, her Murat Menteş kitabı gibi bol bol aksiyon, harika göndermeler, çok güzel detaylarla dolu. 

Okurken de, bitirdiğimde de, aldığım lezzeti çok sevdim ben! (Sevgican)

Hiç yorum yok