Masalsı Yerler: Ljubljana, Bled, Bohinj


Veronika Ölmek İstiyor'da, Paulo Coelho, ünlü bir Sloven şairden ve Ljubljana şehir meydanında bulunan bir heykelden bahseder. Sabit bir noktaya, aşığının evine bakan şair Preseren'in heykeli.

Aşırı soğuk bir Aralık ayında bir cumartesi sabahının köründe, kendimi Ljubljana uçağında bulmamın sebebi tam olarak buydu. Kitabı okurken çok etkilenmiş ve bitmesin isteyerek, aralıklarla, yavaş yavaş okuyordum. Veronika'nın ölmeden önce hastaneden kaçıp, meydandaki o heykeli görmek istediği kısma gelmiştim, şans eseri THY'nin Ljubljana biletleri çok ucuzdu ve ben kitabı orada, o heykelin altında bitirmek ve şehirde bir gece kalmak üzere yola çıktım. 

Son Dönem Okuduklarım: Zweig ve Diğerleri


3 Ocak 1990'da, her gün izlediğim Susam Sokağı sayesinde okumayı öğrendiğim zamandan bu yana, ilk okuduğum satırlar "1989-1990 Yıllık Plan Defteri" idi ve annem şok olmuş ve biraz da sinirlenmişti, 28 yıldır en istikrarlı olarak yaptığım şey kitap okumak. Kendimi en çok bulduğum, kaybettiğim, dinlediğim ve dertlerimden uzaklaştığım anlarımın toplamı, okuduğum sayfa sayısına çok yakındır diye düşünüyorum.

Konu ve yazar kısıtlaması pek yapmadan, öykü kitaplarından uzak durarak ve çoğunlukla roman okuyarak geçiyor zamanlarım. Çok sevdiğim ve takip ettiğim yazarlar ve yayınevleri var, onun dışında, takip ettiğim ve tavsiyelerini sevdiğim insanlar mevcut. Genelde okuduklarımı da, bu çerçevede şekillendiriyorum.

Kuzey Işıklarının Peşinde: İzlanda


30'umdan sonra, kendime dost olarak seçtiğim insanlar hep, birlikte ortak bir hayalimin olduğu insanlar oldu. İnsanlar diyince, biraz kalabalık geliyor kulağa gerçi. Benimkiler, bir elin parmağı kadar ve onlardan en güzeli, R. olabilir benim için. 

Her şey, hayatın, yeterli miktarda şarapla, daha güzel hissettiğimiz zamanlarından birinde, hayallerimizden bahsederken, R.'nin elinde kadehiyle, "ben kuzey ışıklarını görmek istiyorum" dediği anla başladı aslında. Ülke, rota, zaman ya da bütçe gibi detayların hiçbirini konuşmadan, şarabın yanaklarımıza getirdiği renge ek olarak bize verdiği cesaretle, kuzey ışıklarını birlikte görmek istediğimiz sevgililerimizi boş verip, 3 kadın, 5 ay sonrasında Oslo bileti alırken bulduk kendimizi bir akşam. 

Hayalden Gerçeğe: Japonya


Gitme eyleminin kendisini çok seviyorum, bir de gitmeyi çok istediğim yerler var. Seyahat ederken, maaşlı çalışan olmam sebebiyle, kısıtlı bir bütçeyle hareket ettiğim için, planlarımı ikiye ayırıyorum. Bir, ucuz bilet bulduğun yere git. Gitme eylemine olan sevgini besle. İki, yılda bir kere gitmeyi en çok istediğin yere daha fazla bütçe ayır. Gitmeyi çok istediğin bir yeri gör. 

2017'de de, 2015 ve 2016'da olduğu gibi gitmeyi en çok istediğim yer İzlanda idi aslında, ama çok büyük şans eseri, Mart 2017'de, İzlanda'ya ucuz biletle gitme şansım oldu (ki bu başka bir yazının konusu) ve bu da bende, çok istediğim başka bir yere daha gitme motivasyonu ve bütçesi yarattı. 

Çok istediğim yerler arasında, birkaç uzakdoğu ülkesi vardı ve bu ülkelerin başında da Japonya yer alıyordu, ancak Japonya'ya ulaşmanın bile çok pahalı olması sebebiyle, 2017 yılı için, Japonya'nın bir hayal olduğunu düşünüyordum ki, Singapur Airlines, çok güzel bir kampanya yaptı ve tam doğum günümün olduğu haftaya, 2.000 TL'ye Tokyo bileti buldum. 

Tüm hikaye böyle başladı.